06.08.2004-22382 (4926 Kaçakçılık hk.)
T

T.C .

BAŞBAKANLIK

GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI

Gümrükler Genel Müdürlüğü

                                                                                                                                    ANKARA

SAYI   : B.02.1.GÜM.0.06.00.08.225-1983                                                            .../…../2004

KONU : 4926 sayılı Kanun.

TELEFAKS                                                              06.08.2004-022382

 

GÜMRÜK VE MUHAFAZA BAŞMÜDÜRLÜĞÜNE

 

Müsteşarlığımıza intikal eden olaylardan, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin (ı) bendinin 2 numaralı alt bendinde fiile teşebbüs hali suç olarak sayılmadığından bu gibi durumlarda Türk Ceza Kanunu’nun teşebbüse ilişkin hükümlerinin uygulanıp uygulanmayac ağı, uygulanmayacağının kabulü halinde birinci alt bent kapsamında ceza verilip verilemeyeceği, çıkış eşyasında yapılan beyan ile kıymet araştırması sonucu bulunan değer arasında farklılık bulunması halinde uygulanacak yaptırımın ne olacağı hususlarında tereddütlerin bulunduğu anlaşılmaktadır.

 

Konu ile ilgili olarak Hukuk Müşavirliğinden alınan 24.06.2004 tarihli 1011 sayılı yazıda;

 

Mülga 1918 sayılı Kaç akçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'un 29.06.2001 tarih ve 4704 sayılı Kanunun l inci maddesi ile değişik 45 inci maddesinde yer alan, "Gümrük kapıları ve yolları dışındaki yerlerden memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkartmak için gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins, nevi, miktar, menşe, gönderileceği yer ve ticari eşya için ihracat amacıyla yapılan satışta gerçekte ödenen veya ödenecek fiyat bakımından yanlış beyanda bulunanların, bu fiilleri bir menfaat temini amacıyla işlemeleri halinde temin edilen veya edilecek olan menfaatin beş katına kadar ağır para cezasına hükmolunur. Hükmolunacak ağır para cezası beş mily ar liradan az olamaz." hükmünün, 4926 sayılı Kanunun 3 üncü madde (ı) bendinde üç ayrı alt bent halinde düzenlendiği

 

Türk Ceza Kanunu'nun 2 inci maddesinde "İşlendiği zaman kanuna göre cürüm veya  kabahat sayılmayan fiilden dolayı kimseye ceza verilemez. İşlendikten sonra yapılan kanuna göre cürüm veya kabahat sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz. Eğer böyle bir ceza hüküm olunmuşsa icrası ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

 

Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri birbirinden farklı ise failin lehine olan kanun tatbik ve infaz olunur." denildiği.

 

Gerek mülga 1918 sayılı Kanun, gerekse 4926 sayılı Kanunun, özel bir ceza ve yargılama usulü kanunu olduğu, bu itibarla bu Kanunda özel hüküm bulunmayan hallerde Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı,

 

4926 sayılı Kanunun 3/ı-2 ve 3 üncü madde hükümlerindeki düzenlemeler dikkate alındığında "teşebbüs etmek" fiiline özellikle yer verilmediğinin ortaya çıktığı, bu ifadeye göre ihracat suçlarına teşebbüs halinin kanun koyucu tarafından kaçakçılık olarak öngörülmediği, bu nedenle mülga 1918 sayılı Kanunun yürürlüğü sırasında işlenen ve 45 inci maddeye muhalefet nedeniyle adli yargı mercilerine intikal etmiş bulunan durumların, yargı organı tarafından Türk Ceza Kanununun 2 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek soruşturma veya yargılamaya devam edilip edilmeyeceğine karar verileceği.

 

İhracatta teşebbüs h alinin suç olarak öngörülmemiş olması nedeniyle hükmün birinci alt bendinde, ''İhraç eşyasının yapılan beyan ve eki belgelere göre miktarı veya cinsinde yüzde ondan fazla farklılık çıkması" şeklinde bir suç tanımı yapıldığı, bu suçun yaptırımı olan 4 üncü maddenin (ı) bendinin l inci alt bendinde yazılı olan cezanın gümrük komisyonları tarafından gerekli yaptırımın uygulanacağının 26 ncı m addenin birinci fıkrası ile hüküm altına alındığı, bu hüküm uyarınca ihraç eşyasının gümrük idaresinde iken, yapılan beyan ile eki belgelere göre miktarı ve cinsinde yüzde ondan fazla farklılık çıkması halinde gümrük komisyonları tarafından gerekli yaptırımların uygulanabileceği,

 

4926 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (ı) bendinin birinci alt bendinde yer alan bu hüküm uyarınca suçun maddi unsurunun, eşyanın miktarı ve cinsinde farklılık çıkması olduğu, hükümde kıymette farklılık çıkmasının suç fiili olarak öngörülmediği, bu gibi durumlarda kıymet araştırmasının yapılarak Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliğinde belirtilen cezaların uygulanması gerektiği

 

Belirtilmiştir. 

 

Bilgi edinilmesini ve Hukuk Müşavirliğinin görüşleri doğrultusunda işlem yapılmasını rica  ederim.


 

 

DAĞITIM                             :

Tüm Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlükleri.