|
G.T.İ.P
|
Eşya Tanımı
|
EMY($/ad) 1.Dönem
|
EMY($/ad) 2.Dönem
|
EMY($/ad) 3.Dönem
|
Muafiyet Sınırı (Cif $/ad)
|
|
8711.10.00.00.11
|
Mopedler
|
200
|
190
|
180
|
1.200
|
|
8711.10.00.00.19
|
Diğerleri
|
200
|
190
|
180
|
1.400
|
|
8711.20.10.00.00
|
Skuterler
|
250
|
235
|
220
|
2.000
|
|
8711.20.91.00.00
|
Silindir
hacmi 50 cm3.ü geçen fakat 80 cm3. ü geçmeyenler
|
200
|
190
|
180
|
1.400
|
|
8711.20.93.00.00
|
Silindir
hacmi 80 cm3.ü geçen fakat 125 cm3.ü geçmeyenler
|
250
|
235
|
220
|
2.000
|
|
8711.20.98.00.00
|
Silindir
hacmi 125 cm3.ü geçen fakat 250 cm3.ü geçmeyenler
|
300
|
285
|
270
|
2.300
|
|
8711.30.10.00.00
|
Silindir
hacmi 250 cm3.ü geçen fakat 380 cm3.ü geçmeyenler
|
300
|
285
|
270
|
2.600
|
1. Dönem (2/3/2007-14/8/2007)
2. Dönem (15/8/2007-14/8/2008)
3.Dönem (15/8/2008-14/8/2009)
Yürürlük
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ yayımı
tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini
Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.
EK
MOTOSİKLET
İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ SORUŞTURMASINA
İLİŞKİN
SONUÇ RAPORU
1. GENEL BİLGİ
1.1 Kapsam
Bu rapor, İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta Korunma
Önlemleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen korunma
önlemi soruşturması sonucunda elde edilen bilgi ve bulguları içermektedir.
1.2 Korunma önlemi başvurusu ve soruşturma açılması
Yerli motosiklet üreticilerinin 18/4/2006 tarihli
korunma önlemi başvurusu üzerine yapılan ön inceleme sonuçları İthalatta
Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu’nca (Kurul) değerlendirilmiş,
15/8/2006 tarihli ve 26260 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, İthalatta
Korunma Önlemlerine İlişkin 2006/12 sayılı Tebliğ ile silindir hacmi 500
cm3’ü geçmeyen, içten yanmalı doğrusal pistonlu motorlu olan motosikletlerin
ithalatında korunma önlemi soruşturması açılmış, İthalatta Geçici Korunma
Önlemi Uygulanmasına İlişkin 2006/10852 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında
anılan eşyanın ithalatında azami 200 gün süreyle uygulanacak ek mali
yükümlülük şeklinde geçici korunma önlemine ilişkin hususlar belirtilmiştir.
1.3 Soruşturma sürecinde bilgi toplanması ve değerlendirilmesi
Soruşturma kapsamı ürünün yerli üreticileri, ithalatçıları,
tüketicileri, kullanıcıları ile bunların bağlı olduğu kuruluşlar veya
bunların yetkili temsilcileri, ilgili ülke/ülkeler yetkili temsilcileri ve
ilgili ülkelerde yerleşik ihracatçılar/üreticilere kendilerini ilgili taraf
olarak tanıtabilmeleri ve soruşturmaya ilişkin bilgi, belge ve görüşlerini
göndermeleri ve sözlü dinlenme taleplerini iletmeleri için yeterli süre
tanınmıştır.
Kendisini ilgili taraf olarak tanıtanlardan yerli üreticiler, ithalatçılar ve
ilgili ülkelerde yerleşik ihracatçılar/üreticiler için hazırlanan soru
formları internet ortamında duyurulmuştur.
1.4 İlgili tarafların bilgilendirilmesi ve dinlenmesi
Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde, ilgili tarafların görüşlerini karşılıklı
olarak dile getirebilmesini teminen soruşturma
kapsamı ürünün yerli üreticileri, ithalatçıları, ilgili ülkelerin yetkili
temsilcileri ve ilgili ülkelerde yerleşik ihracatçılar ile bunların bağlı
olduğu kuruluşların katılımıyla 26/9/2006 tarihinde,
tarafları dinleme toplantısı düzenlenmiştir.
1.5 Yerinde inceleme
Üretim sürecinin görülmesi amacıyla yerli üretim tesislerinde 7-8 Kasım 2006 tarihlerinde yerinde inceleme yapılmıştır.
1.6 Sonuçların değerlendirilmesi
Soruşturma sonucunda varılan bulgular Kurul’un 12/1/2007
tarihli toplantısında değerlendirilmiştir.
2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜNÜN DEĞERLENDİRİLMESİ
Silindir hacmi 500 cm3’ü geçmeyen, içten yanmalı doğrusal pistonlu motorlu
olan motosikletler (mopedler dahil)
başvuruya konu edilen ve soruşturma açılan ürünlerdir.
Soruşturma sürecinde, bu ürünlerin yerli üreticiler tarafından üretilenleri
ile ithal edilenlerinin teknik ve fiziksel özellikler, çeşit, satış kanalları
ve kullanım alanları itibariyle aynı veya benzer özellikler taşıyıp
taşımadığı incelenmiş, konuya ilişkin ithalatçılar ile yerli ve yabancı
üreticilerin görüşleri alınmıştır.
İthalatçı ve ilgili ülkelerde yerleşik ihracatçı/üretici
taraflardan bazıları, soruşturma sürecinde aktardıkları görüşlerinde yerli
üretim kapasitesinin mevcut Türkiye motosiklet talebini karşılayacak
büyüklükte olmadığını, yüksek silindir hacimli motosikletlerin diğer
motosikletlerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, Türkiye’de 500 cc’ye varan silindir hacimli motosiklet üretilmediğinden
bu ürünlerin soruşturma kapsamında değerlendirilemeyeceğini, ithal edilen
yüksek fiyatlı ürünlerin yerli üretim üzerinde olumsuz bir etkisinin
bulunmadığını, bu çerçevede yüksek fiyatlı ürünlerin diğer ürünlerden ayrı
değerlendirilmesi gerektiğini, yerli üretimin moped
modellerine yönelik olduğunu belirtmişlerdir.
Yerli üretici firmalar ise toplam kapasitelerinin 2004 yılı
talebinin tamamını, 2005 yılı talebinin ise yarısından fazlasını karşılamaya
yetecek düzeyde olduğunu, kaldı ki kapasitenin hızla ve kolaylıkla birkaç
katına çıkarılabileceğini, Türkiye’de yerli üretimi yapılan moped dışında farklı tip ve modellerde motosikletlerin bulunduğunu,
yerli üretimi yapılan ürün çeşitliliğinin her yıl daha da artırılarak
tüketicilerin tercihlerine göre şekillendirildiğini belirtmişlerdir.
Yapılan incelemelerde tespit edildiği üzere mopedler,
çoğunlukla iki zamanlı ve 50 cc silindir hacmine
sahip, ilk çalıştırmanın pedalla yapıldığı, vitessiz, yağ ile benzini beraber
yakan motorlu araçlardır. Türkiye’de kırsal alanlarda ve şehirlerde ulaşımda
ve kuryecilikte kullanılmaktadır. Skuterler,
çoğunlukla 50 cc’nin üzerinde silindir hacmine
sahip, elektrik ve ayaktan çalıştırmalı ve otomatik vitesli motorlu
araçlardır. Avrupa’da trafiğin yoğun olduğu şehirlerde ulaşım aracı olarak
yaygın şekilde tercih edilen skuterlerin son
yıllarda Türkiye’de de kullanımı artış göstermiştir. Kolay kullanımı ve düşük
kullanım maliyetleri, bu araçların şehir içi ulaşım ve kuryecilik
hizmetlerinde tercih edilmesinin başlıca sebebidir. Mopedler
ve skuterler dışında kalan diğer motosikletler,
çoğunlukla iki veya dört zamanlı ve 50 ila 1800 cc
arası silindir hacmine sahip, elektrik çalıştırmalı ve vitesli motorlu
araçlardır. Motor hacmine bağlı olarak şehir içi ulaşım, kuryecilik, hobi ve
spor amaçlı olarak kullanılmaktadır.
380-500 cc arası silindir
hacmine sahip ithal motosikletlerin (GTİP: 8711.30.90.00.00), kullanım
alanları (çoğunlukla hobi-spor), kullanıcı tercihleri ve fiyat bakımından
daha düşük silindir hacmine sahip, yerli üretilen motosikletlerle ikame
edilebilirliğinin olmadığı anlaşılmış olup, söz konusu motosikletlerin yerli
üretimi yapılan diğer ürünlerle benzer veya doğrudan rakip ürün olarak
değerlendirilemeyeceği görülmüştür.
Ayrıca belirli bir fiyat düzeyi (ürün türlerine göre 1200
ila 2600 ABD Doları/CIF) ve üzerinde birim fiyatla ithal edilen ürünlerin
fiyat ve tüketici algılamaları dolayısıyla kullanıcı tercihleri bakımından
yerli üretimi yapılan ürünlere doğrudan rakip olmadığı, bu nedenle söz konusu
ithal motosikletlerin yerli üretimi yapılan ürünlerle benzer veya doğrudan
rakip ürün olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
Sayılan kriterler dikkate alındığında, mopedler, skuterler ve 380 cc altında silindir hacmine sahip motosikletlerin yerli
üreticiler tarafından üretilenleri ile yukarıda belirtilen düzeyin altında
birim fiyatla ithal edilenlerinin aynı veya benzer özellikler taşıdığı,
fiyat, kullanıcı tercihi ve servis hizmetleri yönünden birbirleriyle ikame
edilebilir olduğu, bu itibarla benzer veya doğrudan rakip ürün olarak
değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. Bu bakımdan yukarıda benzer veya doğrudan
rakip ürün olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilen ürünler ithalat
artışına, ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidine, nedensellik ilişkisine dair
analizlerde değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Yukarıda benzer veya doğrudan rakip olarak değerlendirilen ürünler, raporun
sonraki bölümlerinde "soruşturma konusu ürün" olarak anılacak,
yapılan tüm hesaplama ve değerlendirmeler bu ürünlere dayalı olacaktır. 30/12/2006 tarihli ve 26392 sayılı Mükerrer Resmi
Gazete’de yayımlanan 2007 yılı itibariyle geçerli Türk Gümrük Tarife
Cetvelinde soruşturma konusu ürün, 8711.10.00.00.11, 8711.10.00.00.19,
8711.20.10.00.00, 8711.20.91.00.00, 8711.20.93.00.00, 8711.20.98.00.00 ve
8711.30.10.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonlarında sınıflandırılmıştır.
3. İTHALATIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu bölümde soruşturma konusu ürünün ithalat artışı ve ithalatın gerçekleşme
koşulları değerlendirilecektir.
3.1 İthalatın seyri
|
İthalat miktarı
(bin adet)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
2006(1-7)
|
|
5
|
3
|
17
|
116
|
309
|
498
|
2001-2005 yılları arasında ithalat miktarı, 2002
yılı dışında sürekli olarak artarak 2005 yılında 309 bin adete yükselmiştir.
2005 yılında gerçekleşen bu değer, 2001 yılına göre 61 kat, Türkiye
motosiklet talebinin belirgin ölçüde büyüme gösterdiği 2003 yılına göre ise
17 kat artışa işaret etmektedir. İthalatta görülen bu artış 2006 yılında da
devam etmiş, motosiklet ithalatı 2006 yılının ilk 7 ayında 500 bin adet
seviyesine yaklaşmıştır.
3.2 İthal birim fiyatı
|
CIF Birim Fiyat
(ABD
Doları/Adet)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
2006(1-7)
|
|
968
|
950
|
654
|
660
|
635
|
506
|
Soruşturma konusu ürününün ortalama ithal birim fiyatlarında 2001-2006 yılları arasında, 2004 yılı dışında sürekli
olarak bir düşüş görülmektedir. 2001 yılında ortalama 968 ABD Doları CIF
fiyatıyla ithal edilen ürünün ithal birim fiyatı, 2006 yılı ilk 7 ayında 506
ABD Doları’na kadar düşmüştür.
3.3 İthalatın piyasa payı
|
İthalatın piyasa payı
(Yüzde )
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
23
|
21
|
39
|
69
|
87
|
İthalatın piyasa payı 2001’de % 23, 2002’de % 21 düzeyinde iken, 2003 yılında
ithalatta yaşanan ciddi artış ile birlikte % 39’a yükselmiş, sonraki yıllarda
da artışını sürdürerek 2005’te % 87’ye ulaşmıştır.
3.4 İthalatın yerli üretime oranı
|
İthalatın yerli üretime oranı
(Yüzde)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
18
|
13
|
30
|
146
|
383
|
İthalatın yerli üretime oranı 2001-2005 yılları
arasında, 2002 yılı dışında sürekli olarak artış göstererek 2005 yılında %
383’e ulaşmıştır. Bu veriler ışığında, soruşturma konusu dönem için mutlak
artışın yanında nispi artış yaşandığı da tespit edilmektedir.
4. CİDDİ ZARAR VE CİDDİ ZARAR TEHDİDİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidi incelemesinde kullanılan yerli üretime
ilişkin bilgiler, korunma önlemi başvurusu kapsamında bilgi sunan ve yerli
üretimin tamamına yakınını temsil eden yerli üreticilerin 2001-2005
yıllarına ilişkin verilerine dayanmaktadır.
4.1 Tüketim
|
Tüketim
(bin adet)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
23
|
14
|
42
|
168
|
355
|
Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketim adedi, 2001 yılında 23 bin adetten 2002
yılında 14 bin adete gerilemiş, sonraki yıllarda ise
sürekli olarak artış göstererek 2005 yılında 355 bin adete ulaşmıştır.
4.2 Üretim
|
Üretim
(bin adet)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
30
|
22
|
56
|
79
|
80
|
Yerli üreticilerin toplam üretim miktarının 2002 yılında % 26 düştüğü,
sonraki yıllarda ise tekrar yükselişe geçtiği görülmektedir. 2003 yılında
üretim 56 bin adete ulaşmış, 2004 yılında artış hızı
azalmakla birlikte 79 bin adete yükselmiş, 2005 yılında ise piyasanın % 111
büyümesine karşın üretim artışı % 1 dolayında gerçekleşmiştir.
4.3 Kapasite ve kapasite kullanım oranı
|
Üretim Kapasitesi
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
Kapasite (bin adet)
|
188
|
188
|
188
|
195
|
195
|
|
Kapasite Kullanım Oranı (%)
|
16
|
12
|
30
|
41
|
41
|
Yerli üreticilerin 2001, 2002 ve 2003 yıllarında 188 bin adet olan toplam
kapasitesi 2004’te 195 bin adete çıkarılmış, 2005
yılında da bu seviyesini korumuştur.
2001 yılındaki % 16 ve 2002 yılındaki % 12 oranında gerçekleşen kapasite
kullanım oranı, 2004’te % 41’e yükselmiş, 2005 yılında ise aynı düzeyde
kalmıştır.
4.4 Yerli üretimin piyasa payı
|
Yerli üretimin piyasa payı
(Yüzde)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
77
|
79
|
61
|
31
|
13
|
Yerli üretimin piyasa payı 2001 yılındaki % 77 seviyesinden 2003 yılında %
61’e gerilemiş, sonraki yıllarda bu eğilim devam ederek 2005 yılında % 13’e
düşmüştür.
4.5 Yurt içi satışlar
|
Yurt içi Satışlar (üretimden)
(bin
adet)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
18
|
11
|
26
|
52
|
46
|
Yerli üreticilerin üretimden yurt içi satışları 2002 yılında % 39 oranında düşmüş,
2003 ve 2004 yıllarında ise artış göstermiştir. Yurt içi satışlarda 2005
yılında ise % 12 oranında düşüş gerçekleşmiştir.
4.6 Stoklar
|
Dönem Sonu Stoklar
(bin adet)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
1,4
|
2,0
|
1,6
|
2,1
|
5,9
|
Yerli üreticilerin dönem sonu stoklarının 2002 yılında % 37 oranında arttığı,
2003 yılında ise % 20 oranında azaldığı görülmektedir. Sonraki yıllarda
sürekli olarak artış gösteren stoklar, 2005 yılında, incelenen dönemin en
yüksek değerine ulaşmıştır.
4.7 İstihdam
|
İstihdam
(Kişi)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
471
|
388
|
686
|
914
|
832
|
Soruşturma konusu dönemde yerli üreticilerin istihdam rakamları dalgalı bir seyir
izlemiştir. 2002 yılında % 18 azalan istihdam, 2003 ve 2004 yıllarında artış
göstermiş, 2005 yılında ise % 9 oranında düşerek 832’ye gerilemiştir.
4.8 Verimlilik
|
Verimlilik
(Adet/kişi)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
63
|
58
|
82
|
87
|
97
|
İstihdam edilen direkt işçi sayısı ve üretim miktarına göre hesaplanan
verimlilik oranları 2002 yılı dışında sürekli olarak artış göstermiş, 2001-2005 yılları arasında % 53 verimlilik artışı
gerçekleşmiştir.
4.9 Kârlılık
|
Kârlılık
(Endeks)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
Zarar
|
100
|
105
|
94
|
43
|
Yerli üreticilerin üretimini gerçekleştirdiği ürünlere ilişkin faaliyetleri itibariyle
2001 yılında zarar söz konusudur. Kârlılık oranları 2002 yılı değerlerine
göre endekslendiğinde 2002-2004 yılları arasında
100, 105 ve 94 olarak gerçekleşen kârlılık endeksinin, 2005 yılında % 54
düşüşle 43’e gerilediği tespit edilmiştir.
4.10 Fiyat kırılması
İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2006/12 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde
"Yerli üretimin ağırlıklı ortalama yurt içi satış fiyatı ile ithal
edilen maddelerin ağırlıklı ortalama fiyatları karşılaştırılmıştır. Bu
çerçevede, yerli üretimin yurt içi satış fiyatı ithal mallar tarafından,
silindir hacmi 125 cm3’ü geçmeyen motosikletlerde 2002’de %54, 2004’te %32 ve
2005’te %35 oranlarında; silindir hacmi 125 cm3 ve üzerindeki motosikletlerde
ise 2004’te %41, 2005’te %46 oranlarında kırılmıştır." hükmü yer
almaktadır.
Soruşturma sürecinde, 2006 yılı ilk 7 ayı itibariyle soruşturma konusu ürünün
ithal edilenleri ile yerli üretilenlerinin fiyatları karşılaştırılarak fiyat
kırılması oranları hesaplanmıştır. Buna göre 2006 yılında ithal ürünlerin,
yerli ürünlerin fiyatlarını ürün çeşitlerine göre farklılaşmakla birlikte %
15 ile % 49 arasında değişen oranlarda kırdığı tespit edilmiştir.
5. ÖNGÖRÜLMEYEN GELİŞME
Yeni Türk Lirası’nın (YTL) on dokuz ülke parasına göre hesaplanmış yıl sonu reel efektif kur endeksi aşağıda sunulmaktadır.
|
Reel Döviz Kuru
(1995=100)
|
2001
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
|
116,3
|
125,4
|
140,6
|
143,2
|
171,3
|
Kaynak : TCMB
Fiyat endeksi olarak tüketici fiyatlarının kullanıldığı endeksteki artışlar YTL’deki değerlenmeyi göstermektedir. Buna göre, YTL,
2001 yılından itibaren yıllık olarak sırasıyla % 8, % 12, % 2 ve % 20
oranlarında reel değer kazancı yaşamıştır. Diğer bir ifadeyle YTL 2005
yılında 2001 yılına göre % 47 oranında reel olarak daha değerli bir seviyeye
gelmiştir. YTL, döviz karşısında değerlenirken, aynı süreçte ithal motosiklet
fiyatlarının ABD Doları bazında sürekli olarak düşüş göstermesi (2001-2005 yılları arasında % 31 oranında düşüş), ithalatın
gerçekleşme koşullarına ilişkin en önemli öngörülmeyen gelişme olarak dikkat
çekmektedir.
Diğer taraftan YTL’nin döviz
karşısında değerlenme süreci 2006 yılı ilk 7 ayı itibariyle yavaşlama
eğilimine girerken, bu dönemde ithal birim fiyatların daha hızlı şekilde
düşmesi (% 23 oranında) ve ithalatın bir önceki yılın aynı dönemine göre %
210 oranında artması, ithal birim fiyatlarının öngörülmeyen ölçüde düşüşünün
2006 yılında ithal ve yerli ürün arasındaki fiyat farkının açılmasına yol
açmak suretiyle ithalat artışını hızlandırdığını göstermektedir.
2001-2005 döneminde Türk ekonomisinin yapısal
göstergeleri yerli motosiklet üretiminde maliyetleri düşürücü bir tablo
sunmazken, ithal ürün ortalama fiyatlarındaki düşüş, ithalat artışının yerli
üretim üzerindeki olumsuz etkisini daha da şiddetlendirmiştir.
6. NEDENSELLİK İLİŞKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Soruşturma konusu ürünün ithalatı 2002 yılından itibaren sürekli olarak
yükselmiş, 2004 yılında % 582, 2005 yılında % 116 oranında yükselen ithalat
son iki yılda keskin ve ani şekilde artış göstermiştir. Aynı dönemde yerli
üretimin piyasa payı, 2003 yılındaki % 61 seviyesinden, 2004 yılında %31’e,
2005 yılında ise %13’e düşmüştür. Diğer üretim göstergelerinde de özellikle
2004 ve 2005 yıllarında belirgin bozulmalar olduğu dikkate alındığında
ithalatın artışı ve gerçekleşme koşulları ile yerli üretimin ciddi zarar ve
ciddi zarar tehdidi ile karşı karşıya kalması arasında bir nedensellik
ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.
Yerli üreticilerin 2002 yılında % 9 düşüşle 11 bin adete
inen yurtdışı satışları, 2003 yılında % 185 oranında artışla 31 bin adete
yükselmiştir. Sonraki yıllarda dalgalı bir seyir izleyen yurtdışı satışlar
2005 yılında 2003 yılındaki düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu çerçevede üretim
göstergelerinde görülen bozulmanın firmaların ihracata yönelmelerinden
kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır.
Yerli üretici firmalar soruşturma konusu dönem boyunca bir rekabet ortamında
faaliyet göstermiş olup, piyasaya son yıllarda katılan yeni bir üretici firma
bulunmamaktadır. Yurtiçi satış ve ithalat verileri incelendiğinde soruşturma
konusu ürününün yurtiçi tüketiminde bir düşüş olmadığı, aksine büyük bir artış
gerçekleştiği tespit edilmiştir. Öte yandan, yerli sektörün üretim kapasitesi
değerlendirildiğinde, kapasitenin 2005 yılı iç piyasa talebini aşan boyutta
olmadığı anlaşılmaktadır. Ürün geliştirme açısından, soruşturma konusu ürüne
ilişkin geliştirilen alternatif ithal ürünlere yerli üreticiler kısa sürede
karşılık verebilme yeterliliği taşımaktadırlar. Yerli üreticilerin sağladığı
verilerin incelenmesinden yeni yatırımlardan kaynaklanan yüksek değerde amortisman giderlerinin olmadığı ve çalışma sermayesi darlığının
bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca soruşturma konusu dönemde tüketici
tercihlerindeki değişiklikler, soruşturma konusu malın cins, kalite, nitelik
gibi özelliklerinden daha çok, temel olarak maliyet unsurlarına
dayanmaktadır.
Bu tespitler ışığında soruşturma konusu ürünün artan ithalatı dışında ciddi
zarar ve ciddi zarar tehdidine neden olabilecek diğer faktörlerin etkisinin
bulunmadığı anlaşılmakta, soruşturma konusu ürünün ithalatının seyri ve
gerçekleşme koşulları ile yerli üretim göstergeleri birlikte
değerlendirildiğinde, üretim göstergelerindeki bozulmanın ithalat artışından
kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır.
7. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Soruşturma konusu ürününün ithalatı 2002-2005
yılları arasında sürekli olarak artış göstermiş, bu artış 2006 yılının ilk 7
ayında da devam etmiştir. 2005 yılında yıllık ithalat miktarı, 2001 yılına
göre % 6080 oranında artarak 308 bin adete yükselmiş
olup, 2006 yılının yalnızca ilk 7 ayında gerçekleşen ithalat miktarı (498 bin
adet) 2005 yılının tamamına ait düzeyin de üzerine çıkmıştır. Soruşturma
konusu dönem içerisinde bir yandan YTL döviz karşısında değerlenirken, diğer
yandan ithal ürünün ABD Doları cinsinden ortalama birim fiyatının her yıl
daha da düşüş göstermesi, ithal ürünlerin daha çok tercih edilmesine yol açan
en önemli öngörülmeyen gelişme olarak değerlendirilmektedir. YTL’nin döviz karşısında değerlenmesi süreci ile birlikte
ithal birim fiyatlarının sürekli şekilde düşmesi, ithal ve yerli ürün arasındaki
rekabet koşullarını bozucu bir öngörülmeyen gelişme olarak, ithal ürünün
yerli ürünün fiyatını kırmasına, ithalatın ciddi oranlarda artış göstermesine
ve piyasa payını artırmasına yol açmıştır.
Soruşturma konusu dönemin sonuna doğru yerli üretime ilişkin yurtiçi
satışlar, stoklar, yerli üretimin piyasa payı, istihdam ve kârlılık gibi
göstergeler olumsuzlaşmış; 2002-2006 yılları
arasında soruşturma konusu ürünün ithal edilenlerinin, yerli üretilenlerin
fiyatlarını % 15 ila % 54 arasında değişen oranlarda kırdığı tespit
edilmiştir.
Diğer faktörlerin söz konusu bozulma üzerinde
etkisi olmadığından hareketle, soruşturma konusu ürüne ilişkin ithalatın
seyri ve gerçekleşme koşullarının yerli üretim üzerinde ciddi zarar ve ciddi
zarar tehdidine yol açtığı sonucuna varılmıştır.
|