2006/7 (5402.31 li Tarifelerde Koruma Önlemi
T.C. Resmî Gazete

11 Temmuz 2006 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 26225

TEBLİĞ

Dış Ticaret Müsteşarlığından :

 

İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ

(Tebliğ No: 2006/7)

 

Kapsam

MADDE 1- (1) Bu Tebliğ, 22/11/2005 tarihli ve 26001 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005/8 sayılı Tebliğ ile başlatılan ve 10/5/2004 tarihli ve 2004/7305 sayılı Kararnamenin eki İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen korunma önlemi soruşturması sonucunda alınan kararı içermektedir.

Soruşturma

MADDE 2- (1) Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren sonuç raporu Ek I’de verilmektedir.  

Karar

MADDE 3- (1) İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, 5402.31 Gümrük Tarife Pozisyonlu “naylon veya diğer poliamidlerden tek katının her biri 50 teksi geçmeyen tekstürize iplikler”in İran menşeli olanlarının ithalatında 3 (üç) yıl süresince korunma önlemi uygulanmasına, önlemin 1. yıl için 1,50 ABD Doları/kg, 2. yıl için 1,45 ABD Doları/kg, 3. yıl için 1,40 ABD Doları/kg tutarında ek mali yükümlülük olarak tespit edilmesi amacıyla Bakanlar Kurulu’na öneride bulunulmasına karar vermiştir.

Yürürlük

MADDE 4- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 5- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.

 

 

 

EK I

 

İRAN MENŞELİ NAYLON İPLİK İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ SORUŞTURMASINA

İLİŞKİN SONUÇ RAPORU

 

1.        GENEL BİLGİ

1.1     Kapsam

Bu rapor, İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen korunma önlemi soruşturması sonucunda elde edilen bilgi ve bulguları içermektedir.

1.2     Bilgi toplanması ve değerlendirilmesi

Soruşturma konusu maddenin yerli üreticileri, ithalatçıları, tüketicileri, kullanıcıları ile bunların bağlı olduğu kuruluşlar veya bunların yetkili temsilcileri ile ilgili ülke yetkili temsilcileri ve ilgili ülkede yerleşik ihracatçılar/üreticilere kendilerini ilgili taraf olarak tanıtabilmeleri ve soruşturmaya ilişkin bilgi, belge ve görüşlerini göndermeleri ve sözlü dinlenme taleplerini iletmeleri için yeterli süre tanınmıştır.

Kendisini ilgili taraf olarak tanıtanlardan yerli üreticiler, ithalatçılar ve ilgili ülkede yerleşik ihracatçılar/üreticiler için hazırlanan soru formları internet ortamında duyurulmuştur.

1.3     İlgili tarafların bilgilendirilmesi ve dinlenmesi

Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde, ilgili tarafların görüşlerini karşılıklı olarak dile getirebilmesini teminen soruşturma konusu maddenin yerli üreticileri, ithalatçıları, ilgili ülke yetkili temsilcileri ve ilgili ülkede yerleşik ihracatçılar ile bunların bağlı olduğu kuruluşların katılımıyla 8/3/2006 tarihinde bir tarafları dinleme toplantısı düzenlenmiştir.   

1.4     Yerinde İnceleme

Soruşturma kapsamında 18-19/4/2006 tarihlerinde üretim sürecinin fiilen görülmesi amacıyla bazı yerli üreticilerin üretim tesislerinde yerinde inceleme yapılmıştır.

2.        BENZER VE DOĞRUDAN RAKİP ÜRÜN DEĞERLENDİRMESİ

2.1     Soruşturma konusu madde

Soruşturma konusu madde 5402.31 gümrük tarife pozisyonu (GTP) altında naylon veya diğer poliamidlerden tek katının her biri 50 teksi geçmeyen tekstürize iplikler tanımı ile yer almaktadır.

Soruşturma konusu naylon iplikler petrolden üretilen kaprolaktamın polimerizasyon ürünüdür. Yüzeyi pürüzsüz ve silindirik yapıdadır. 210-230 santigrat derecede erir. Kopma mukavemeti 4,8-6 gr/denyedir. Yoğunluğu ise 1,14-1,15 gr/cm³ tür. Uzama elastikiyeti yüksektir. Nem alma kapasitesi pamuğun nem almasına çok yakındır. Sağlamlığı tekstil hammaddelerinde ve nem alma özelliği de sentetiklerde en yüksek olanıdır. Esnek ve dökümlüdür. Yaylanması iyi olup yıkanabilir ve kırışmazdır. İpeğimsi tutuma ve kalıcı bükülme dayanımına sahiptir.

2.2     Benzer ve doğrudan rakip ürün

Yapılan incelemeler neticesinde soruşturma konusu maddenin yerli üreticiler tarafından üretilenleri ile ithal edilenlerinin teknik ve fiziksel özellikler, çeşit, satış kanalları ve kullanım alanları itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu, bu itibarla benzer ürün olarak değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.

3.        İTHALATIN DEĞERLENDİRİLMESİ

3.1     İthalatın seyri

 

(Ton)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Genel ithalat

5.723

4.870

4.235

3.701

6.677

6.857

İran menşeli ithalat

978

223

672

1.148

2.741

1.990

 

Dahilde İşlemi Rejimi (DİR) kapsamında yapılan ithalat hariç istatistiklerine bakıldığında, 2000 yılında 5.723 ton olan soruşturma konusu ürünün genel ithalatının 2001-2003 yıllarında sırasıyla miktar bazında % 15, % 13 ve %13 oranlarında azaldığı, 2004 yılında ise % 80 oranında arttığı görülmektedir. Söz konusu ithalat 2005 yılında % 3 artış göstererek 6.857 tona ulaşmıştır.

Diğer taraftan İran’dan yapılan ithalat 2000 yılında 978 ton iken 2001 yılında % 77’lik düşüşle 223 ton’a gerilemiştir. 2002-2004 yıllarında sırasıyla % 201, % 71 ve % 139 oranlarında sürekli bir artış göstererek 2.741 tona ulaşan ithalat, 2005 yılında bir önceki yıla göre % 27 gerilemiştir.

3.2     İthalatın yerli üretime oranı

 

(%-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Genel ithalat/Üretim

100

61

47

39

55

71

İran menşeli ithalat/Üretim

100

13

50

75

138

125

 

Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ithalat hariç tutularak yapılan toplam ithalatın yerli üretime oranına bakıldığında, 2000 yılı için 100 kabul edilen endeksin 2003 yılına kadar her yıl düşüş gösterdiği gözlenmektedir. İthalatın yerli üretime oranı endeksi 2004 yılında 55’e, 2005 yılında ise 71’e yükselmiştir.

İran’dan yapılan DİR harici ithalatın yerli üretime oranı endeksi 2000 yılındaki 100 seviyesinden 2001 yılında 13’e düşmüş, daha sonra 2004 yılına kadar düzenli bir artış göstererek 2004 yılında 138 olmuştur.  2005 yılında ise endeks 125 seviyesinde düşmüştür.

3.3     İthalatın piyasa payı

 

(%-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Toplam ithalatın payı

100

70

58

48

64

79

İran menşeli ithalatın payı

100

17

50

83

150

133

 

Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ithalat hariç ithalatın piyasa payına bakıldığında 2000 yılı için 100 kabul edilen piyasa payı endeksi 2003 yılına kadar her yıl düşüş göstermiş olup, 2003 yılında 48 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2004 yılında 64’e yükselen ithalatın piyasa payı endeksi, 2005 yılında ise 79’a çıkmıştır.

İran’dan yapılan DİR harici ithalatın piyasa payı ise, 2000 yılındaki 100 seviyesinden 2001 yılında 17’ye düşmüştür. Sonraki yıllarda artış gösteren endeks 2004 yılında 150, 2005 yılında ise 133 olarak gerçekleşmiştir.

3.4 İthalatta birim fiyatlar

 

($/Kg)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Genel ithalatın birim fiyatı

3,4

3,5

3,9

4,8

4,4

4,9

İran menşeli ithalatın birim fiyatı

2,5

2,5

2

2,1

2,4

3,2

 

Yıllar itibariyle CIF ithal birim fiyatları yukarıdaki tabloda gösterilmektedir. Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı için birim fiyat 2000 yılında 3,4 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiş, 2001-2003 döneminde yıllar itibariyle % 3, % 11, % 23 oranlarında artmış, 2004 yılında % 8 azalmış, 2005 yılında ise % 11 oranında artarak 4,9 ABD Doları/Kg düzeyine gelmiştir.

İran menşeli ithalatın 2000 ve 2001 yıllarında 2,5 ABD Doları/Kg olan birim fiyatı, 2002 yılında % 20 azalmış, 2003-2005 döneminde ise %5, %14 ve% 33 oranlarında artarak 3,2 ABD Doları/Kg seviyesine gelmiştir. İran’dan ithal edilen ürünlerin birim fiyatlarının inceleme dönemi boyunca genel ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığı gözlenmektedir.

4. ÖNGÖRÜLMEYEN GELİŞME

4.1 Döviz kuru

Yeni Türk Lirası’nın ondokuz ülke parasına göre hesaplanmış reel efektif kur endeksi (1995=100) aşağıda sunulmaktadır. 

Reel Kur (1995=100)

2001

2002

2003

2004

2005

116,3

125,4

140,6

143,2

171,3

Kaynak: TCMB

Fiyat endeksi olarak tüketici fiyatlarının kullanıldığı endeksteki artışlar YTL’deki değerlenmeyi göstermektedir. Buna göre, YTL, 2001 yılından itibaren yıllık olarak sırasıyla % 7,8, % 12,1, % 1,8 ve % 19,6 oranlarında reel değer kazancı yaşamıştır. Diğer bir ifadeyle, YTL, 2005 yılında 2001 yılına göre % 47,3 oranında reel olarak daha değerli bir seviyeye gelmiştir. Bu itibarla, ulusal para biriminde yaşanan değerlenme, ithalat artışına yol açan en önemli öngörülmeyen gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır.

4.2 Enflasyon

Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere enflasyonun, son yıllarda önemli oranda düşüş göstermekle beraber, özellikle Avrupa Birliği ülkelerindekine nispetle hala yüksek olduğu gözlenmektedir. 2005 yılında enflasyon oranı ülkemizde % 7,7 olarak gerçekleşirken Avrupa Birliği’nde ortalama % 2,1 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum yerli üreticilerin üretim maliyetlerini arttırmakta ve rekabet güçlerini azaltmaktadır. Üretim maliyetlerindeki artış, ithalatın fiyat kırması sonucu bozulan rekabet koşulları ve talepteki daralma nedeniyle fiyatlara tam olarak yansıtılamamaktadır. Ayrıca maliyete bağlı fiyat artışları yerli üreticilerin dış pazarlardaki rekabet gücüne zarar vermektedir.

 

2001

2002

2003

2004

2005

 

Tüketici Fiyatları Endeksi (*)

68,5

29,7

18,4

9,3

7,7

 

Kaynak: TÜİK, TCMB

 

(*) 2005 Ocak ayından itibaren 2003=100 Temel yıllı Üretici ve Tüketici Fiyatları Genel İndeksi (ÜFE) ve (TÜFE) olarak hesaplanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

5.    CİDDİ ZARAR VE CİDDİ ZARAR TEHDİDİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Yerli üretime ilişkin bilgiler yerli üretimin tümünü temsil eden üreticilerin soruşturma konusu ürüne ilişkin olarak verdikleri bilgilerden oluşmaktadır.

5.1 Kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)

 

 

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Kapasite (Ton-Endeks)

100

126

147

147

147

147

Kapasite kullanım oranı (%-Endeks)

100

108

108

112

147

114

 

Yerli üreticilerin üretim kapasitesi 2001 ve 2002 yıllarında artış göstermiş, sonraki yıllarda da bu seviyede devam etmiştir. Kapasite kullanım oranı (KKO) endeksi ise 2000-2004 döneminde artarak 100’den 147’ye yükseldikten sonra, 2005 yılında 114 seviyesine inmiştir.

5.2 Üretim

 

(Ton-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Üretim

100

136

158

165

214

167

 

2000-2004 döneminde yerli üreticilerin toplam üretim miktarı endeksinin (2000=100) 214’e yükseldiği, 2005 yılında ise 167 seviyesine gerilediği görülmektedir.

5.3 Tüketim

 

(Ton-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Tüketim

100

114

115

126

172

139

 

Soruşturma konusu üründe tüketim miktarları yerli üreticiler tarafından yapılan yurt içi satış miktarı ile toplam ithalat miktarı toplanarak hesaplanmıştır. Tüketim endeksi 2000 yılındaki 100 seviyesinden 2004 yılında 172’ye yükselmiştir. 2005 yılında ise naylon iplik tüketimi düşmüş olup, endeks 139 seviyesine gerilemiştir.

 

5.4 Yurt içi satışlar

 

(Ton-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Yurt içi satışlar

100

129

136

158

200

149

 

Yurt içi satış miktarları 2000-2004 dönemi boyunca sürekli bir artış göstermiştir. 2000 yılı için 100 olarak kabul edilen yurt içi satış endeksi 2004 yılında 200 seviyesine ulaşmış, 2005 yılında ise 149’a düşmüştür.

 

5.5 Stoklar

 

(Ton-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Stoklar

100

82

196

121

109

217

 

Yerli üreticilerin stokları, inceleme konusu dönem boyunca dalgalı bir seyir izlemiştir. 2000 yılı için 100 kabul edilen stok endeksi 2001 yılında 82’ye düşmüş, 2002’de artmış, 2003 ve 2004 yıllarında düşerek 109 seviyesine gelmiştir. 2005 yılında ise önemli bir artış göstererek 217’ye yükselmiştir.

 

5.6 İstihdam

 

(Kişi-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

İstihdam

100

194

174

185

232

214

 

Toplam direkt işçi sayısının 2000-2004 döneminde 2002 yılı dışında arttığı, 2005 yılında düştüğü gözlenmektedir. 2000 yılı için 100 kabul edilen istihdam endeksi 2004 yılında 232 seviyesine yükselmiş, 2005 yılında ise 214 seviyesine düşmüştür.

 

5.7 Verimlilik

 

(Üretim/Kişi-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Verimlilik

100

71

92

90

93

78

 

Toplam direkt işçi sayısına göre hesaplanan verimlilik endeksi (2000=100) incelendiğinde, 2001 yılında düşüş gösteren endeksin 2002 yılında toparlanarak 2000 yılı seviyesine yaklaştığı görülmektedir. 2003 ve 2004 yıllarında seviyesini koruyan verimlilik endeksi 2005 yılında 78 seviyesine düşmüştür.

 

5.8 Karlılık

 

(%)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Karlılık

7,98

-29,95

4,05

-1,38

6,76

-6,57

 

2000 yılında % 8 civarında olan yerli üreticilerin karlılık oranının 2001 yılında % -30 yakın gerçekleştiği görülmektedir. 2002 yılında toparlanmaya başlayan karlılık oranı 2004 yılında % 6,76 olarak gerçekleştikten sonra, 2005 yılında % -6,57 düzeyine inmiştir.

 

5.9 Yerli üretimin piyasa payı

 

(%-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Yerli üretimin piyasa payı

100

115

121

125

118

110

2000 yılı için 100 kabul edilen yerli üretimin piyasa payı endeksi 2001-2003 döneminde artış göstererek 125’e ulaşmış, 2004 yılında 118’e, 2005 yılında ise 110’a düşmüştür.

 

5.10 Yurt dışı satışlar

 

(Ton-Endeks)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Yurt dışı satışlar

0

100

90

119

128

65

 

2001 yılı için 100 kabul edilen yurt dışı satış endeksi 2002 yılında 90’a düşmüş, 2003 ve 2004 yıllarında artarak sırasıyla 119 ve 128 seviyelerinde gerçekleşmiş, 2005 yılında ise 65’e düşmüştür.

 

5.11 Fiyat kırılması

 

(%)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

İran menşeli ithalat

32

20

35

32

37

33

       

Toplam ithalatın incelenen dönem boyunca yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını kırmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte İran menşeli ithalat yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını 2000-2005 döneminde tabloda gösterilen oranlarda kırmıştır.

6.  NEDENSELLİK İLİŞKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Soruşturma konusu ürünün ithalatının ve ithalatın gerçekleşme koşullarının yerli üretim üzerindeki etkisi ve bunun yanı sıra zarara yol açabilecek olası diğer unsurlar incelenmiştir.

Yerli üreticiler arasındaki rekabet: Yerli üreticiler arasındaki rekabetin ekonomik göstergeler üzerinde bozulmaya neden olacak ölçüde olmadığı gözlenmiştir.

Üretim teknolojisindeki değişiklikler: Yerli üreticilerin kullandığı üretim teknolojisi dünyada kullanılan ileri üretim teknolojisi ile aynı seviyededir. Türkiye sentetik iplik sektörü 1997 yılından itibaren yeni bir geçiş ve dönüşüm sürecine girmiştir. Bu sürecin en belirgin özelliği sektörün dünyadaki en son teknolojik gelişmeleri bünyesinde toplamak suretiyle kapasite ve çeşitlilik açısından en üst seviyeyi yakalamasıdır. Bundan dolayı yerli üreticiler açısından bir teknoloji problemi gözlenmemektedir.

Tüketici tercihlerindeki değişiklik: Naylon ipliğin girdisi olduğu tekstil ve konfeksiyon sektörü dalgalı bir talep yapısına sahiptir. Bu talep yapısı, sektörün dönemsel olarak sentetik ve doğal ürünlere olan yöneliminde meydana gelen değişimlerle açıklanabilir. Bu yönelim sentetik mamullere girdi olan naylon iplik talebini etkiler. Bunun yanı sıra tekstil ve konfeksiyon sektöründeki diğer gelişmeler de yurt içi naylon iplik talebini önemli ölçüde etkilemektedir. Tekstil ve konfeksiyon sektörü giderek artan oranda ithal girdilere (kumaş, iplik) dayalı bir üretim yapmaktadır. Sektördeki ithalat artışıyla birlikte piyasaya doğrudan nihai malın girmesi, sektörün hammadde talebini düşürmüştür. Bununla birlikte tüketici tercihlerindeki bu değişiklik süreklilik arz eden bir tercih değişikliği olmayıp, moda gibi dönemsel tercihlerle ilgili bir durumdur. Bu tür talep değişiklikleri dönemsel ve beklenti dahilinde dalgalanmalar oldukları için, yerli üreticiler üzerinde öngörülmeyen bir zarara neden olmamaktadır.

Üretim kapasitesinin yetersizliği: Yurt içi tüketim miktarlarına bakıldığında yerli üretim kapasitesinin yurt içi tüketimi karşılayacak seviyede olduğu görülmektedir.

Finansman giderlerindeki artış: Finansman giderlerinde yerli üreticilerin ekonomik göstergelerini olumsuz yönde etkileyecek olağan dışı bir artışın söz konusu olmadığı gözlenmiştir.

İhracatta azalma: Yerli üreticilerin soruşturma konusu üründe ihracat miktarı 2001-2004 yıllarında 2002 yılı hariç artış göstermiş, 2005 yılında ise azalmıştır. Bununla birlikte söz konusu ürünün yerli üreticilerinin toplam cirosu içerisinde ihracatın payı oldukça düşük olup, ihracat miktarının nominal olarak önemli bir rakama tekabül etmediği gözlenmektedir. Dolayısıyla yerli üreticilerin ekonomik göstergelerinde bozulmaya neden olacak düzeyde ciddi bir ihracat azalması gözlenmemektedir. 

Yerli üretim üzerinde oluşan zararın ithalat artışı dışında bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı yönünde yapılan inceleme sonucunda, ithalat dışındaki faktörlerin yerli üretimin karşılaştığı zarar üzerinde etkili olmadığı anlaşılmıştır.

7. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ     

Naylon ipliğin yurt içi tüketiminin 2000-2004 yılları arasında sürekli bir artış gösterdiği, 2005 yılında ise % 19 oranında düştüğü görülmektedir. Naylon iplik piyasasındaki bu daralmaya paralel olarak yerli üretim miktarı 2004-2005 döneminde % 22 oranında düşmüştür. Buna ek olarak yerli üreticilerin kapasite kullanım oranları, yurt içi satışları, istihdam seviyeleri ve verimliliklerinde ciddi bozulma tespit edilmiştir. Bunun yanında 2005 yılında 2004 yılına göre genel ithalatta % 3’lük bir artış görülmüştür. Genel ithalat bu dönemde piyasa payını % 5 artırmıştır. Bununla birlikte İran’dan yapılan ithalat % 27 oranında daralmasına rağmen piyasa payını yaklaşık olarak korumuştur. Ancak yerli üretimin piyasa payı 2005 yılında 2004 yılındaki seviyesine göre % 5 oranında düşmüştür. Yine 2005 yılında genel ithalatın yerli üretime oranı % 8 oranında artarken, İran menşeli ithalat için bu oran yaklaşık olarak 2004 yılı ile aynı düzeyde seyretmiştir.

Soruşturma konusu ürünün 2000 yılında 978 ton olan ithalatının 2004 yılında % 191’lik artışla 2.855 tona ulaştığı, 2005 yılında ise % 29’luk düşüşle 2.022 tona gerilediği görülmektedir. Bununla birlikte, İran menşeli ithalatın birim fiyatının 2005 yılında toplam ithalatın % 31,4’lük payla en büyük kısmını gerçekleştiren İtalya menşeli ithalatın birim fiyatının yarısı seviyesinde olduğu görülmektedir. Ayrıca İran menşeli ithalatın birim fiyatlarının inceleme dönemi boyunca genel ithalatın birim fiyatlarının çok altında seyrettiği gözlenmektedir. 2001-2005 yılları arasında İran’dan yapılan ithalatın yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını % 20 ila % 37 oranlarında kırdığı tespit edilmiştir.

İran’dan yapılan ithalat dışındaki ithalatın yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatını kırmaması nedeniyle normal rekabet şartlarını etkilemediği anlaşılmaktadır. Bunun yanında İran’dan yapılan ucuz fiyatlı ithalatın yerli üreticilerin düzenli bir rekabet ortamı içerisinde faaliyet göstermelerini engellediği ve zarara neden olduğu anlaşılmıştır.

Soruşturma sırasında yapılan incelemeler sonucunda soruşturma konusu ürün ithalatının mutlak ve yerli üretime göre nispi olarak özellikle incelenen dönemin son üç yılında önemli miktarda arttığı ve yurt içi piyasadan aldığı payı arttırdığı, ayrıca İran menşeli ithalat fiyatlarının yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını önemli oranda kırdığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak soruşturma konusu ürün ithalatındaki artışın ve ithalatın gerçekleşme koşullarının söz konusu ürünün yerli üreticileri  üzerinde ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidine yol açtığı tespit edilmiştir.

 

 

G.T.İ.P

Eşyanın tanımı

Ek mali yükümlülük ($/kg/brüt)

1.Dönem(*)

Ek mali yükümlülük ($/kg/brüt)

2.Dönem(*)

Ek mali yükümlülük ($/kg/brüt)

3.Dönem(*)

5402.31

Naylon veya diğer poliamidlerden (tek katının her biri 50 teksi geçmeyenler) tekstürize iplikler

1,50

1,45

1,40

(*) Dönem: Bu Kararın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren başlamak üzere birbirini takip eden birer yıllık süreleri ifade eder